Kur'anı Kerim Okumak

17/6/2009 -Kategori: islam

DİNİ / KONULAR/ VE/ AŞunlar ki, Allah'ın kitabını okurlar; namazı dosdoğru kılarlar; sonu gelmeyen kazanç ümidiyle, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli, açık harcarlar. İşte Allah, bunların mükâfatlarını bolca verecektir; hatta iyiliğinden daha da artıracaktır. Çünkü o, Gafur, Şekûr, isimlerinin sahibidir.” (Fatır; 29-30)

 

****

Namazda ve Namaz Dışında Kur'an Okumayı Kuran-ı Öğrenip Öğretmeyi Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

“Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerimi öğrenen ve öğreteninizdir.” (Buhari, Müslim, Ebu Davud,Tirmizi, Nesai, İbn Mace)

Abdullah b. Mes'ud  (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa ona bu sebeple bir hasene verilir. Hasenenin karşılığı ise on mislidir. Size elif lâm mim bir harfdir demiyorum, fakat elif bir harfdir, lâm bir harfdir ve mim de bir harfdir.” (Tirmizi)

Ebu Ümame el-Bahili (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Kur'an-ı Kerim'i okuyunuz. Çünkü o kıyamet gününde okuyucularına şefaatçi olarak gelecektir.” (Müslim)

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Herhangi bir topluluk Allah'ın evlerinden birinde toplanır, Kur'an-ı Kerim'i okurlar ve aralarında müzakere ederlerse mutlaka üzerlerine kalp huzuru, gönül ferahlığı iner, Allah'ın rahmeti kendilerini kaplar, melekler kendilerini kuşatır ve Allah da onları kendi katındakiler içerisinde anar.” (Müslim, Ebu Davud)

Ebu Musa el-Eşari (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Kur'an okuyan mü’min, kokusu hoş ve tadı güzel portakal gibidir. Kur'an okumayan mü’min de tadı güzel olup kokusu olmayan kuru hurma gibidir. Kur'an okuyan münafık kokusu güzel ve tadı acı olan reyhane bitkisi gibidir. Kur'an okumayan münafık ise kokusu olmayan ve tadı acı olan Ebu Cehil karpuzu gibidir.” Bir rivayette “münafık” yerine “facir” denilmiştir.  (Buhari, Müslim, Nesai, İbn Mace)

İbn-i Mes'ud (Radıyallahu Anh) diyor ki: Kur'an, sahibi hakkında şâfi, müşeffa, mahil ve musaddık'dır. Kim onu rehber edinirse onu cennete götürür. Buna karşılık onu arkalarına alanları da cehenneme sürükler.

Bu sözlerin anlamı şudur:  Kur'an sahibi hakkında şefaat etmek ister ve ona bu yetki verilir. Öte yandan Kur'an kendisini okumayanlar ve hükümleri ile amel etmeyenler hakkında şehadette bulunur ve onun bu konudaki şehadeti kabul edilir. Buna göre Kur'an, kendisini önder edinenleri, yani kendisini okuyup hükümleri ile amel edenleri cennete götürdüğü gibi onu arkalarına atanları, yani onu okumayan veya hükümleri ile amel etmeyenleri, kıyamet günü cehenneme sürükler.

Abdullah b. Amr bin As (Radıyallahu Anh) diyor ki: “Kur'an okuyan kimse, peygamberliği kucağına indirmiş gibi olur. Şu farkla ki, ona vahiy gelmesi söz konusu değildir”

Kur'an okuyan kimse eğer her hangi bir kula kendisine verilenden daha üstün bir mazhariyet verildiği kanaatini taşırsa Allah'ın üstün saydığı mazhariyeti küçümsemiş ve Allah'ın küçümsediği şeyi üstün saymış olur. Kur'an okuyan kimse cahillik edene karşı cahillik ile ve kibirlilik taslayana karşı kibirlilikte mukabele etmemelidir. Tersine böylelerine karşı bağışlayıcı ve hoşgörülü davranmalıdır.”

Muhammed b. Kâ’b Kurezî; “Kur'an okuyan kimse Peygamber efendimizi görmüş gibi olur.” dedikten sonra şu ayeti okudu: “Bu Kur'an bana vahyedildi ki, onun sizi ve onun ulaştığı herkesi uyarayım.”(En'am; 19)

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:“Kur’an-ı Kerim’i okuyup onunla amel eden, kıyamet gününde gelince, Kur’an; ‘Ya Rabbi! Ona hulle giydir’ der. Bunun üzerine kendisine şeref tacı giydirilir. Sonra Kur’an; ‘Ya Rabbi! ona ihsanını artır’ diye dua edince, şeref elbisesi giydirilir. Daha sonra Kur’an; ‘Ya Rabbi! ondan razı ol’ der. Allah-u Teala da kendisinden razı olur ve kendisine;“Oku ve yüksel.” denilir. “Okuduğu her ayetten dolayı bir iyilikte fazla verir.” (Tirmizi)

 

****

Kur'an-ı Öğrendikten Sonra Unutmaktan Men Eden Hadis-i Şerifler ve Kur'an'dan Ezberinde Hiçbir Şey Olmayanların Durumu

 

İbn Abbas (Radıyallahu Anh) der ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Hafızasında Kur'an'dan hiçbir bölüm olmayan kimse harap olmuş ev gibidir.” (Tirmizi, Hakim)

Enes (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Kişinin mescidden çıkarttığı çör çöpe kadar, bana ümmetimin sevapları gösterildi. Ümmetimin günahları da bana gösterildi. Bir kimsenin Kur'an-ı Kerim'den bir sure veya bir ayet öğrenip de sonra unutmasından daha büyük hiçbir günah görmedim.” (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, İbn Huzeyme)

Sa’d b. Ubade (Radıyallahu Anh)’nin rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Bir kişi Kur’an’ı öğrenipte sonra unutursa kıyamet günü Allah’ın huzuruna eli kesilmiş olarak çıkar.” (Ebu Davud)

****

Öğrenilen Kur'an-ı Tekrar Etmeyi Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

İbn Ömer (Radıyallahu Anh) demiştir ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kur'an-ı ezberleyen kimse, bağlanmış devenin sahibi gibidir. Onu gözetirse elinde tutar, serbest bırakırsa gider.” (Buhari, Müslim)

(Kur'an da böyledir. İnsan öğrendiği yerleri tekrar ederse hafızasında tutar. Tekrar etmezse unutur.)

 

****

Kur'an-ı Güzel Sesle Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Bera İbn-i Azib  (Radıyallahu Anh)(Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:“Kur’an’ı seslerinizle süsleyiniz.” (Ebu Davud, Nesai, İbn Mace)

Kur'an'ı Kerim'in değeri ve onu okuyanların ne kadar kıymetli olduğu bu ayet ve hadis-i şeriflerle anlaşılmaktadır. Kur'an'ı Kerim kudret ve azamet sahibi olan Allah-u Teala'nın kelamıdır. Bu, Allah'ın kelamı olduğu için bunda büyük bir hayır olduğu anlaşılmaktadır. Onun okunmasından insan hem kendini hem de çocuklarını mahrum etmemelidir. Çünkü Kur'an-ı Kerim, kıyamet gününde kendi hakkını yerine getirip, kendisini okuyanlara şefaatçı olacaktır. Bu konuda Cabir (Radıyallahu Anh)'den rivayet edilen bir hadiste Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurur: “Kur'an-ı Kerim şefaat eder. Şefaatı kabul edilir. Savunucu-dur, savunması tasdik edilir. Kim onu önünde tutarsa, kendisini cennete sevkeder. Kim de onu arkasına iterse, kendisini cehenneme sevkeder.” (İbn Hıbban)

Yani kişi Kur'an'ın emirlerini yerine getirirse Kur'an onu cennete götürecektir. Kim de Kur'an'ın emirlerini yerine getirmezse Kur'an onu cehenneme itecektir. Sehl babası Muaz (Radıyallahu Anh)'dan Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Kim Kur'an-ı Kerim'i okur ve onunla amel ederse, ana ve babasına kıyamet gününde taç giydirilir ki, bunun parlaklığı, dünya evlerindeki güneşin parlaklığından daha güzeldir. Ya, Kur'an ile amel edene ne verileceğini zannediyorsunuz?” (Ebu Davud, Hakim)

Yani Kur'an okuyan şahıs onunla amel yaparsa ana ve babasına verilecek sevap bu kadardır. Acaba o amel yapan şahıs ne kadar sevap kazanacak onu ancak Allah-u Teala bilir. Konumuzu bazı hadis-i şeriflerle sürdürmekteyiz. Ahmed b. Hanbel, Temim'den şöyle rivayet etti:“Kim bir gecede yüz ayet okursa sevabı bir gece kalkmış gibi yazılır.” (Ahmed b. Hanbel)

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim şu farz namazları vaktinde kılarsa gafillerden yazılmaz ve kim bir gecede yüz ayet okursa itaat edenlerden yazılır.” (Hakim, İbn Huzeyme)

Amr bin Şuayb (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kim Kur'an-ı Kerim'i hatim ederse, hatimin yanında altmışbir  melek onun üzerine salavat getirir.” (Deylemi)

İmam-ı Yafii hikaye eder. Ahmed b. Hanbel şöyle buyurur: Allah-u Teala'yı rüyamda gördüm. Ben: “Ya Rabbi! Kulların sana ne ile yakın olur?” dedim. Hak Teala buyurdu ki: “Kelamımla!” Sonra tekrar ben: “Ya Rabbi! Anlayarak okuyan için mi? Yoksa anlamadan okuyan için midir?” dedim. Allah-u Teala buyurdu ki: “Hem anlayarak hem de anlamayarak okuyanlar içindir.”

İşte Kur'an-ı Kerim'i huşu ve huzurla okumak lazımdır. Çünkü matlub ve maksud odur. Kur'an'la insanın kalbi münevver olur. İnsanın önceden ezberlediği ayetleri unutmasının çok büyük hata olduğu hadis-i şeriflerden anlaşıldı. Eğer ezberlenen ayetlerde noksanlık var ise yine önceki gibi, düzeltmek icap eder. Kur'anı Kerim'i yere atmak ve boşboşa parçalamak haramdır.

Ayakları Kur'an-ı Kerim'e doğru uzatmak, onu para içine ya da fıkıh kitaplarnın içine koymak yanlıştır. Bir alimin karşısında ayağa kalkmak nasıl mendup ise, Kur'an'ın karşısında da ayağa kalkmak öyle menduptur. Kur'an-ı Kerim Rabbimizin kelamı olduğu için ona hürmet göstermeliyiz. Onu ruhumuzdan ve canımızdan daha çok sevmeli, onun her hizmetine gayret sarfetmeliyiz.

Kur'an-ı Kerim'e ne kadar hizmet ve hürmet gösterilirse, Kur'an Allah-u Teala'nın kelamı olduğu için Allah-u Teala bizden razı      olacaktır. Yusuf  el-Maliki'den rivayet olunur.

İmam Ebu Bekir bin Fevrik Kur'an-ı Kerim'in bulunduğu evde hiç yatmazdı. Uyumak istediği zaman, Allah'ın kitabını çok azim (büyük) gördüğünden dolayı orada yatamaz başka bir yere giderdi. Herkesin onun gibi Kur'an'a öyle hürmet göstermesi layıktır.

Kur'ân-ı Kerim'in emir ve ahkâmlarını yerine getirmek de Kur'an'a hürmetten sayılır. Kur'an'ın içindeki emir ve ahkâmları yerine getiren kimseler hadis-i şeriflerde buyurulduğu gibi ne güzel bir mükâfatla müjdelenen kişilerdir.

Kişi de bunları yapmayıp Kur'an okursa Kur'an ona lanet getirir. Bunun gibi Kur'an yalan söylemekten, gıybet etmekten men eder. Kişi hem Kur'an'ın bu ayetlerini okur hem de men ettiklerinden kaçmazsa Kur'an ona lanet getirir.

Allah-u Teala hepimizi Kur'anı Kerim'in her çeşit hakkını yerine getiren kullarından eylesin.

 

****

Fatiha Suresi ve Bu Sureyi Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Ebu Said el-Mualla (Radıyallahu Anh) anlatır: Mescid-i Nebevi'de namaz kılıyordum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) beni çağırdı. (Namazda olduğum için) icabet edemedim. Sonra yanına varıp: -Ya Resulallah! Namaz kılıyordum, dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem): -Allah-u Zülcelal: “Allah ve Resulü sizi çağırdığı zaman ona icabet edin.” (Enfal; 24) buyurmadı mı? dedi, sonra: -Mescidden çıkmadan önce sana bir sure öğreteceğim ki o Kur'an'daki surelerin (fazilet yönünden) en büyüğüdür, buyurdu. Sonra elimi tuttu. Mescidden çıkmak istediğimiz zaman ben: -Ya Resulallah! Sana Kur'an'daki surenin (sevap itibariyle) en büyüğünü öğreteceğim, buyurmadın mı? dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem): “O, Elhamdülillahi Rabbi'l Alemin yani “Fatiha” suresidir (namazlarda okunan) yedi ayet ve bana verilen Kur'an-ı Azim'dir.” buyurdu. (Buhari, Ebu Davud, Nesai, İbn Mace)

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Zülcelal buyurdu ki: “Namazı (kıraatı) kulumla kendi aramda ikiye böldüm. Kuluma istediği verilecektir.” Bir rivayette; “Onun yarısı benim, yarısı da kulumundur.”

Kul: “Elhamdülillahi Rabbil Alemin” (Her türlü övgü Allah'a mahsustur) deyince Allah-u Teala: “Kulum beni övdü.” buyurur. Kul:

“Errahmanirrahim.” (Esirgeyen ve bağışlayan) deyince Allah-u Teala: “Kulum beni övdü.” buyurur. Kul: “Mâliki yevmiddîn.” (Din gününün sahibi) deyince Allah-u Teala:“Kulum beni yüceltti.” buyurur. Kul: “İyyâkenabüdü ve iyyâke nestain.” (Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz) deyince,  Allah-u Teala: “Bu benimle kulum arasındadır. Kuluma istediği verilecektir.” buyurur. Kul:

“İhdinessıratal müstakim. Sıratallezine en amte aleyhim ğayril mağdubi aleyhim veleddâllin.” (Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazabına uğrayanlarınkine, sapıklarınkine değil) deyince, Allah-u Teala şöyle buyurur: “Bu kulum içindir. Kuluma istediği verilecektir.” (Müslim)

Kişi Kur'an-ı Kerim'i zahiri olarak okuduğu zaman ona ne kadar hayır nasip olacağı hadis-i şerifler ile anlaşıldı. Fakat bu azim (büyük) hayrı elde etmek için onun manevi adaplarına da imkân dahilinde riayet etmemiz icap eder. Bu manevi adapları şu şekilde sırayalabiliriz:

1-Kişi Allah'ın azametini, kudretini, yüceliğini anlamalıdır. Allah-u Teala kelamı olan Kur'an’ı kendi fazlı ve lütfuyla levh-i  mahfuzdan kendi mahlukatlarına onların anlayacakları bir şekilde nazil etmiştir.

2-Bu kelamı okuyan kişi bilmelidir ki, bu beşerin (insan) kelamı değil, belki kudret ve azamet sahibi olan Allah'ın kelamıdır. Kur'an-ı okuyan şahıs azamet ve kudret sahibi olan Allah'ın kelamını okuyacağı için kalbini bütün mezmum (kötü) olan sıfatlardan temizlemesi lazımdır. Böyle yaparak Kur'an okuduğunda Allah-u Zülcelal Kur'an'ın nuruyla onun kalbini süsleyecektir.

3-Kişinin kalbi imkân dahilinde huzurlu olmalıdır. Kişi kalbinin huzurunu bozacak şeylerle meşgul olmamaya gayret etmelidir.

4-Tetebbür etmelidir. Yani tefekkürlü (düşünmek) olmalıdır. Çünkü İmam-ı Ali (Radıyallahu Anh) şöyle buyurur:

“Fıkıh olmayan bir ibadette hayır yoktur.Tefekkür olmayan bir kıraatta da hayır yoktur.”

İnsan Kur'an-ı anlamasa dahi bu, Allah-u Teala'nın kelamıdır diye mülahaza (düşünmesi) etmesi gerekir.

 

****

Bakara ve Al-i İmran Surelerini Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz, şûphesiz ki şeytan içerisinde Bakara suresi okunan evden kaçar.” (Müslim, Nesai, Tirmizi)

İbn Büreyde babası Büreyde (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Bakara ile Al-i İmran'ı okuyunuz. Şüphesiz ki onlar iki zehradırlar. Kendisini okuyanları kıyamet gününde iki bulut kütlesi veya iki gölgelik yahut saf saf olmuş iki bölük kuş gibi olup gölgelerler.” (Hakim)

Müslim, Nesai ve Hakim  merfuan şu hadisi rivayet ederler: Yeryüzüne bugüne kadar gökten inmeyen bir melek gelerek bana selam verdi ve: “Müjdeler olsun! Sana öyle iki nur verildi ki, senden önceki Peygamberlere böyle bir şey verilmemişti. Bunlar Kur'an'ın Fatiha suresi ile Bakara suresinin son kısmıdır. Bunlardan bir harfini okuyana istediği verilir.” (Müslim, Nesai, Hakim)

Bu Bakara ve Al-i İmran surelerinin kişiye faydası hadis-i şerifte geçtiği gibi kıyamet gününün sıcaklığında kişiye gölge yapan iki bulut veya kişiye gölge yapan iki saf kuş gibi olmak suretiyle onu kıyamet gününün dehşetli sıcaklığından kurtarmasıdır.

Bundan da anlaşılmaktadır ki, evlerimizde Kur'an'ın okunmasını eksiltmemeliyiz, bilhusus Bakara ve Al-i İmran surelerini. Çünkü Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in buyurduğu gibi bu surelerin okunduğu evden şeytan mutlaka kaçmaktadır. Şeytanın olmadığı yerde de bereket ve rahmet vardır. Çünkü bütün kötülüklerin yapılmasının sebebi şeytandır. Hatta bazı eserlerde, Bakara ve Al-i İmran suresinin okunduğu evlerden şeytan üç gün uzak olur diye geçmektedir.

 

****

Ayete'l Kürsi'yi Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Ubey, babası Ka'b'ın (Radıyallahu Anh) kendisine şöyle haber verdiğini nakletmiştir: “İçerisinde hurma bulunan bir harmanımız vardı. Ona bakıp noksanlaştığını hissediyordum. Bir gece onu bekledim, derken birden yeni büluğa ermiş gence benzer biri ile karşılaştım. Selam verdi, selamına karşılık verip: “Sen nesin, cin misin, yoksa insan mısın?” dedim.

“Cinim.” dedi.

“Elini bana ver.”dedim. Verdi. Bir de baktım ki, eli köpek ayağına ve tüyü köpek tüyüne benziyor. Bunun üzerine:

“İşte bu cin yaratılışı.” dedim. O da:

“Cinler içlerinde benden daha kuvvetlisinin olduğunu bilirler.” deyince:

“Yaptığın şeye seni sevkeden nedir?” dedim.

“Senin sadaka vermeyi sevdiğini işittim. Bu nedenle hurmandan bir miktarını almayı arzu ettim.” dedi. Ben:

“Bizi sizden koruyacak şey nedir dedim.

“Şu ayet -yani Ayete’l Kürsi-” dedi.

Ben de onu serbest bıraktım. Ubey der ki: Babam, Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’in yanına gitti, bunu kendisine haber verdiğinde:

“Pis yaratık sana doğru söyledi.” buyurdu.  (İbn Hıbban)

Ahmed b. Hanbel ve diğerleri merfuan şu hadisi naklederler:

“Ayete'l -Kürsi Kur'an'ın efendisidir (tacıdır), şeytanın bulunacağı herhangi bir evde okunacak olursa, şeytan oradan çıkmış olur.”(Ahmed b. Hanbel)

Cin ve şeytanın kişiden uzaklaşması için Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in buyurduğu gibi Ayete'l-Kürsi'yi bilhusus geceleri okumadan yatmamalıdır. Böyle hareket etmek kişinin hem dünyası hem de ahireti için menfaatlidir.

 

****

Kehf Suresini Okumayı Veya Başından On Ayet Yahut Sonundan On Ayet Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Ebu Said el-Hudri (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kim Kehf suresini indirildiği gibi okursa, kıyamet gününde bulunduğu yerden Mekke'ye kadar kendisi için bir nur olur ve kim de sonundan on ayet okur, sonra Deccal çıkarsa ona musallat kılınmaz. Ve kim abdest alıp sonra:“Sübhaneke Allahümme vebihamdike lâ ilâhe illâ ente esteğfiruke ve etûbü ileyk.”  (Ya Rabbi! Seni, noksan sıfatlardan tenzih ediyorum, sana hamd ediyorum, senden başka hiçbir ilah yoktur, senden bağışlanmamı istiyor ve sana tevbe ediyorum) derse (bu) yüce bir divana yazılır, sonra mühürlenir, kıyamet gününe kadar açılmaz.” (Hakim)

Yani Allah-u Zülcelal bu sevabı kıyamet gününde o kişiye zahire (ahirette geçineceği sermaye) yapacaktır.

Tirmizi'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Kim Kehf suresinin başlangıcından üç ayet okursa Deccal fitnesinden korunur.” (Tirmizi)

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in bize yapmış olduğu bu tavsiyeleri -o kendi nefsinden konuşmadığı için- yerine getirdiğimizde Allah-u Zülcelal'in bize ne büyük hayırlar vereceğini anlamalıyız. Bu hayırlara nail olabilmek için bu tavsiyeleri yerine getirelim.

 

****

Yasin Suresini Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Enes (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki, herşeyin bir kalbi vardır. Kur'an'ın kalbi de Yasin'dir. Kim, Yasin'i okursa Allah-u Zülcelal, Yasin'i okuması sebebiyle on defa Kur'an'ı okuma sevabı yazar.” (Tirmizi)

Ma'kıl b. Yesar (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kur'an'ın kalbi Yasin'dir. Allah'ı ve ahiret yurdunu dileyerek bir kimse Yasin'i okursa, Allah kendisini mutlaka bağışlar. Ölülerinize Yasin'i okuyunuz.” (Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud, Nesai, İbn Mace, Hakim)

****

Mülk (Tebareke) Suresini Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Abdullah b. Mes'ud (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resululah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Tebarekellezi biyedihi'l-mülk suresini her gece kim okursa, Allah bu sebeple ondan kabir azabını defeder.” 

“Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) zamanında ona “menedici” ismini veriyorduk. Allah -azze ve celle-'ın kitabında bir sure vardır ki, her gece onu kim okursa çok sevap kazanmış ve iyi etmiş olur” (Nesai)

İbn Abbas (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resululah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Her mü’minin kalbinde Mülk suresinin olmasını ve onu ezberlemesini arzu ettim.” (Hakim)

Kabir azabına mani olan bu mübarek sure-i şerifi okumak insanlar için büyük bir fırsattır.

Bunun için sadat-ı kiramlar her gece yatmadan önce bunu okumaya devam etmişlerdir. İmkân dahilinde bizim de bunu kendimize vird yapmamız ve onu terk etmememiz lazımdır.

 

****

İze'ş -Şemsü Kuvvirat İle Beraber Diğer Sureleri Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerif

 

İbn Ömer (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Her kim kıyamet gününe sanki gözüyle görüyormuş gibi bakmak isterse “İzeş-şemsü küvviret”, “İze's-semau'n fatarat” ve “İze's-semau'n şakkat” surelerini okusun.” (Tirmizi, Hakim)

 

****

İza zülzilet İle Onunla Beraber Zikredilen Sureleri Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

İbn Abbas (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İzazülzilet” Kur'an'ın yarısına denktir. “Kul hüvellahû ehad” üçte birine denktir ve “Kul yâ eyyühe'1-kâfirûn” da dörtte birine denktir.”  (Tirmizi, Hakim)

Bu kısa surelerin hayırları çok fazladır ve bunları okumak zamanımızı fazla almamaktadır. Kişi bu sureleri okuyarak bu hayırlardan faydalanmalı ve bunları okumanın ahireti için büyük bir fırsat olduğunu da bilmelidir.

 

****

Elhakü müt-tekâsür Suresini Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

İbn Ömer (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem): “Sizden birinin hergün bin ayet okumaya gücü yetmez mi?” buyurdu. Ashap: “Buna kimin gücü yeter.” dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Sizden birinin “Elhakü müt-tekâsür”ü okumaya gücü yetmez mi?” (Hakim) (Tekâsür suresini, İhlas ve tefekkürle okuyan bin ayet okumuş gibi sevap alır.)

Bu sure-i şerifin bin ayetin sevabı kadar oluşunun hikmeti şöyledir: Gaflet onu okuyan kişiden izale olur (gider) ve o kişi uyanır. Bu surei şerif kişide ölüm korkusu uyandırdığından dolayı dünyada ameli salih yapması gerektiğini anlamasına sebep olur.

 

****

Kul-Huvellahu Ehad Suresini Okumayı Teşvik Eden Hadis-i Şerifler

 

Ebu'd-Derda (Radıyallahu Anh)'dan Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem):

“Sizden biri bir gecede Kuran'ın üçte birini okumaktan aciz olur mu?” buyurdu. Ashap:

“İnsan  Kur'an'ın üçte birini nasıl okur?” dediler. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kul hu-vellahu ehad, Kur'an'ın üçte birine denktir.”

Bir rivayette: “Allah -Azze ve Celle- Kur'an'ı üç kısma ayırdı ve: “Kul huvellahu ehad'ı Kur'an'ın bu cüzlerinden biri kıldı” buyurdu. (Müslim)

Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) ile bir yere geldim. Orada Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) ihlas suresini okuyan birini işitince;“Gerekli oldu.” buyurdu. “Ne gerekli oldu? Ya Resulullah!” diye kendisine sorduğumda;“Cennet” buyurdu.

Ebu Hureyre der ki: “Hemen adama gidip kendisini müjdelemeyi arzu ettim. Sonra Resulullah ile yemek yeme şerefini kaçırmaktan korktum da vazgeçtim. Daha sonra adama gitiiğimde oradan gitmiş buldum.” (İmam Malik, Tirmizi, Nesai, Hakim)

Gelen rivayetlere göre, Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem), Hz.Aişe'ye şöyle buyurmuştur:

“Ya Aişe, şu dört şeyi yapmadan, uyumayasın:

a)Kur'an-ı Kerim'i hatmetmelisin.

b)Kıyamet günü için, Peygamberleri, sana şefaatçı tutmalısın.

c)Müslümanları senden hoşnut etmetisin.

d)Bir hac, bir umre etmelisin.

Böyle buyurduktan sonra, Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) namaza başladı; Hz.Aişe de yatak üzerinde kaldı. Resulullah (Sallallah-u Alayhe Ve Sellem) Efendimiz namazını tamamladıktan sonra, Hz.Aişe şöyle sordu:

-Ya Resulallah, anam babam sana feda olsun. Şu anda, dört şeyi yapmamı bana emrettin. Bunları nasıl yapabilirim?

Bunun üzerine Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: Ya Aişe, o işleri şu şekilde yapacaksın:

a)Üç kere İhlas suresini okursan, Kur'an-ı Kerim'i hatmetmiş olursun.

b)Bana, benden önce gelip giden Peygamberlere salâvat okursan, bizleri kendine şefaatçı tutmuş olursun.

c)Mü’minlerin günahlarının bağışlanmalarını Allah'tan dilersen, hepsi de senden hoşnut olurlar.

d)Şu tesbih duasını okursan, hem haccetmiş, hem de umre etmiş olursun: Sübhanellahi vel'hamdü lillâhi ve lâ ilâhe İllallâhü vellâhü ekber (Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir, Allah'a hamd olsun, Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür.)  (Tefsir-i Hanefi’den alınmıştır.)

Hz. Ali b. Ebi Talib'in (Radıyallahu Anh) şöyle dediği anlatıldı: “Bir kimse, sabah namazından sonra İhlas suresini on kere okursa, hiçbir günahın ona zararı olmaz. Şeytan, onu ne kadar günaha sokmaya çabalarsa çabalasın.”

Şöyle bir hikaye anlatıldı:

Adamın biri öldü, öldüğü günün gecesinde babası onu rüyada gördü: Cehennemdeydi, zincirlere vurulmuştu. İkinci gece yine gördü: Cennetteydi. Babası sordu:

“Dün gece seni, şöyle görmüştüm, bu gece de böyle, nasıl oldu?” Şöyle anlattı:

“Bir kimsenin yolu bize uğradı, üç kere İhlas suresini okuyup sevabını bize bağışladı, gördüğün, ondan bana düşen paydır.”

Bir haberde şöyle anlatıldı:

Bir kimse, İhlas suresini, farz namazlarda okursa, Allah onu, ana babasını bağışlar. Onun adını bedbaht şakiler divanından siler, mutlu olan mes'utlar divanına yazar.

İbn-i Abbas (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ümmetime, gece gündüz gelecek azaptan endişeliydim. Bu endişem, Cebrail'in bana İhlas suresini getirmesine kadar sürdü. O zaman anladım ki: Bunun gelişinden sonra Allah ümmetime azap etmeyecektir.

Çünkü, İhlas suresi, yüce Allah'a bir bağlılıktır. Buna göre bir kimse, İhlas suresini okumaya devam ederse, gökten başına iyilik yağar, üzerine sekinet iner, kendisini rahmet sarar. Bunlardan başka, yüce Allah, İhlas suresini okuyana rahmet nazarı ile bakar ki: Bir daha da ona azap etmez; yüce Allah'tan her ne dilerse onu da ihsan eyler.” (Tefsir-i Hanefi’den alınmıştır.)

Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem), İhlas suresini, Felak ve Nas sureleri ile birlikte okur, ellerine üfler, ellerini de bedenine sürerdi, uyurken hep böyle ederdi. Vücudunda bir ağrı sızı    duyduğu zaman da, böyle ederdi. Aynı şeyin, herkes tarafından   yapılmasını da emrederdi.

Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Bir kimse, ömründe bir kere ihlas suresini okursa, cennetteki yerini görmeden dünyadan çıkmaz. Özellikle beş vakit namaz-larında her gün bir kere İhlas suresini okuyan kimse; kıyamet günü bütün akrabalarına, kabilesine şefaat edecektir ki, bunlar cehennem azabını hak edenlerdendir.” (Hadis-i Erbain’den alınmıştır.)

Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse, besmele çekerek İhlas suresini okursa, onun elli senelik günahı bağışlanır.” (Tefsir-i Hanefi’den alınmıştır.)

Ebu Said el-Hudri (Radıyallahu Anh)'den rivayet edildiğine göre biri diğer bir adamın sabaha kadar ihlas suresini okuduğunu işitir. Sabah olunca Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’a gidip sanki adamın okuduğunu azımsayarak bunu kendisine anlatır. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurur:“Beni kudret ve iradesiyle yaşatan Allah’a yemin ederim ki, İhlas suresi Kur’an’ın üçte birine denktir.” (İmam Malik, Buhari, Ebu Davud, Nesai)

İbn-i Abbas (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Göğe çıkarıldığım gece Arş'ı gördüm; üç yüz altmış sütun üzerindeydi. Bu sütunların biri ile diğerinin arası üç bin senelik yoldu. Her sütunun dibinde on iki bin alan vardı.

Her alanın genişliği ise, doğu ile batı arasını tutuyordu. Bu alanların her birinde seksen bin melek vardı; İhlas suresini okuyorlardı. Okuyup bitirdikten sonra da şöyle diyorlardı: Ey Rabbımız, ey sahibimiz, okuduğumuz bu Kur'an'ın sevabını; kadın olsun, erkek olsun onu okuyan kimselere bağışladık.”

Biz Resullulah Efendimizin bu anlattıklarına şaşırdık; bunu gören Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu: “Ey ashabım, buna şaştınız mı?”  “Evet.” dedik, şöyle buyurdu;

“Nefsimi kudret elinde tutan yüce Allah'a yemin ederim ki; İhlas suresinin: O, tek Allah'tır, ayeti Cebrail (Aleyhisselam)'ın kanadına yazılmıştır. Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, ayeti Mikâil (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’in kanadına yazılmıştır.

Hiç doğurmamıştır; hiç doğmamıştır, ayeti Azrail (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’in kanadına yazılmıştır.

Hiç kimse onun dengi olamaz, ayeti İsrafil (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’in kanadına yazılmıştır. Buna göre, ümmetimden bir kimse İhlas suresini okursa, yüce  Allah ona, Tevrat'ı, İncil'i, Zebur'u, Fürkan'ı (Kur'an'ı) okuyan kimsenin sevabını ihsan eyler.”

Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) Efendimiz, devamla şöyle buyurdu; “Ey ashabım, buna şaştınız mı?” “Evet” dedik, şöyle buyurdu: “Nefsimi kudret elinde tutan yüce Allah adına yemin ederim ki. İhlas suresinin: O, tek Allah'tır, ayeti Ebu Bekir Sıddık'ın alnında yazılmıştır.

Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, ayeti Ömer Faruk'un alnına yazılmıştır.

Hiç doğurmamıştır, doğmamıştır, ayeti Osman Zinnureyn'in alnına yazılmıştır.

Hiç kimse onun dengi olamaz, ayeti Ali Sahî'nin alnına yazılmıştır.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:: Arkadaşına Gönder!

<%EntryCommentCount%> yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

GİRESUN -TİREBOLU-İST-EYÜP

GİRESUN TİREBOLU.İST.EYÜP.www.yaglikuyumcuderneyi.com www.konyevi.net www.tirebolu.4t.com www.tirebolu.org www.görele.gen.tr www.haber7.com www.habervaktim.com

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro