<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>GİRESUN -TİREBOLU-İST-EYÜP</title>
        <description>GİRESUN TİREBOLU.İST.EYÜP.www.yaglikuyumcuderneyi.com www.konyevi.net   www.tirebolu.4t.com  www.tirebolu.org  www.görele.gen.tr  www.haber7.com www.habervaktim.com</description>
        <link>http://sabrikontek.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 21:45:47 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>TARİHÎ SÜREÇ </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/tarih-surec_48993861.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/tarih-surec_48993861.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Hz. Muhammed'in yirmi &amp;uuml;&amp;ccedil; yıllık peygamberliği d&amp;ouml;neminde tamamlanan vahiy (Kur'an) ve onun a&amp;ccedil;ıklaması mahiyetindeki s&amp;uuml;nnet İsl&amp;acirc;m dininin inan&amp;ccedil;, ibadet ve ahl&amp;acirc;k yanında hukuk&amp;icirc;, bireysel ve sosyal hayatla ilgili temel ilkelerini ve ama&amp;ccedil;larını belirlemiş ve dinin ana &amp;ccedil;atısını kurmuştur. Bununla birlikte İsl&amp;acirc;m'ın bu iki asl&amp;icirc; kaynağının, bu kaynaklarda ifade edilen ilke, h&amp;uuml;k&amp;uuml;m ve hedeflerin, &amp;ouml;rneklendirme ve benzetmelerin anlaşılması, yorumlanması ve bunlardan amel&amp;icirc; hayatın &amp;ccedil;eşitli y&amp;ouml;nlerine ilişkin bazı değer h&amp;uuml;k&amp;uuml;mlerinin ve uygulanabilir sonu&amp;ccedil;ların &amp;ccedil;ıkarılması akl&amp;icirc; muhakeme ile m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n olmaktadır. Sınırlı sayı ve muhtevadaki nasların yani Kur'an ve S&amp;uuml;nnet metninin, sınırsız sayıda ve &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;eşitli olaylara ışık tutabilmesi, farklı konum ve mahiyetteki insan davranışlarını y&amp;ouml;nlendirebilmesi ancak b&amp;ouml;yle bir anlama ve yorumlama faaliyetiyle m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n olur. Anlama, yorumlama ve bakış a&amp;ccedil;ısı y&amp;ouml;n&amp;uuml;yle bireyler arasında &amp;ouml;nemli farklılıkların bulunması, &amp;uuml;stelik insanların k&amp;uuml;lt&amp;uuml;r, gelenek, bilgi ve tecr&amp;uuml;be birikimlerinin d&amp;ouml;nem ve b&amp;ouml;lgelere g&amp;ouml;re de değişmekte olması aynı Kur'an veya hadis metninden aynı d&amp;ouml;nemde veya farklı d&amp;ouml;nemlerde farklı anlam ve h&amp;uuml;k&amp;uuml;mlerin &amp;ccedil;ıkarılmasını ka&amp;ccedil;ınılmaz kılmıştır. Bu durum, İsl&amp;acirc;m'da fikr&amp;icirc; tartışmanın ve ihtil&amp;acirc;fın hoşg&amp;ouml;r&amp;uuml;yle karşılanıp tabii bir hadise olarak g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmesinin de, İsl&amp;acirc;m &amp;uuml;mmeti i&amp;ccedil;indeki dinle ilgili g&amp;ouml;r&amp;uuml;ş ayrılıklarının da ana sebebini teşkil etmiştir. B&amp;ouml;yle olunca, Kur'an'ın metninden, s&amp;uuml;nnetin muhtevasından ve İsl&amp;acirc;m toplumunun ası.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/tarih-surec_48993861.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İslâm Dini </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/islam-dini_48993821.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/islam-dini_48993821.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Din, ister hakikatin doğrudan yansıması veya a&amp;ccedil;ılımı olarak kabul edilsin ister insan yaratılışının bir gereği olarak değerlendirilsin, sonu&amp;ccedil;ta insanın &amp;ouml;z&amp;uuml;nde, fıtratında yerleşik bulunan ve oradan kaynaklanan &quot;kutsala saygı, ona bağlanma ve onunla b&amp;uuml;t&amp;uuml;nleşme&quot; ihtiyacını karşılar ve onu k&amp;acirc;inat i&amp;ccedil;indeki yalnızlığından kurtaran bir can simidi g&amp;ouml;revini yerine getirir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Din kelimesi yer yer bir ferdin veya grubun doğru kabul ettiği ve davranışlarını direktifleri doğrultusunda d&amp;uuml;zenlediği şey anlamında kullanılsa da, &amp;ouml;z ve ger&amp;ccedil;ek kullanımında din, beşer kurgusu olmayan, tam tersine Tanrı kaynaklı olan şey anlamındadır. Vahyedilmiş olarak nitelenen ve bir bakıma Tanrı'nın g&amp;ouml;kten yery&amp;uuml;z&amp;uuml;ne ve insanoğluna uzatılmış kurtuluş ipi olan dinin temel amacı, insan ile Tanrı arasında etkili, g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml; ve sağlıklı bir bağ kurmaktır. Bu anlamda vahiy kaynaklı b&amp;uuml;t&amp;uuml;n dinlerin bir, tek ve aynı olduğunu s&amp;ouml;ylemek doğru olur. Nitekim Kur'an'daki &quot;Allah katındaki din İsl&amp;acirc;m'dır&quot; (&amp;Acirc;l-i İmr&amp;acirc;n 3/19) ifadesi, Allah'ın itibar ettiği, ge&amp;ccedil;erli saydığı ve dikkate aldığı tek dinin, &amp;ouml;zel anlamıyla son il&amp;acirc;h&amp;icirc; din sayılan İsl&amp;acirc;m dini anlamını ifade etmesinin yanı sıra, Tanrı kaynaklı olan vahyedilmiş dinlerin &amp;ouml;zde birliğini ve bu dinlerin temel &amp;ouml;zelliğinin -se&amp;ccedil;ilen kelimenin s&amp;ouml;zl&amp;uuml;k anlamına da uygun şekilde- Tanrı'ya boyun eğiş, O'na bağlanış ve teslim oluş olduğunu da ayrıca vurgulamaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir dinin m&amp;u.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/islam-dini_48993821.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:41:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DİĞER DİNLER ve İSLÂM </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/diger-dinler-ve-islam_48993781.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/diger-dinler-ve-islam_48993781.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Mil&amp;acirc;d&amp;icirc; VII. y&amp;uuml;zyılda Hz. Muhammed, İsl&amp;acirc;m vahyini tebliğe başladığında yery&amp;uuml;z&amp;uuml;nde ateizm, putperestlik, politeizm (şirk), yıldızlara tapma da dahil bir&amp;ccedil;ok din ve inan&amp;ccedil; şekilleri mevcuttu. Bu dinlerden Mec&amp;ucirc;s&amp;icirc;lik, Brahmanlık, Budizm, S&amp;acirc;bi&amp;icirc;lik, Yahudilik ve Hıristiyanlık en &amp;ouml;nemlileri olarak ve hatta bir dereceye kadar vahiy dinleri olmaları y&amp;ouml;n&amp;uuml;yle o g&amp;uuml;n&amp;uuml;n Mekkeliler'i tarafından kolaylıkla kabul edilebilir dinlerdi. Fakat yeni bir din g&amp;ouml;nderilmiştir. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; b&amp;uuml;t&amp;uuml;n bu dinler, zaman i&amp;ccedil;inde orijinal ve aslına uygun şekillerini kaybetmiş, zaman ve mek&amp;acirc;na bağlı olarak &amp;ccedil;eşitli değişikliklere uğramışlar, ayrıca kendilerinden sonra gelecek ve şartları daha da iyileştirip m&amp;uuml;kemmelleştirecek bir şahsı ve onun mesajını m&amp;uuml;jdelemişlerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mec&amp;ucirc;s&amp;icirc;lik en eski dinlerden biriydi ve Zerd&amp;uuml;şt'&amp;uuml;n getirdiği dinin bozulmuş şekline verilen addı. Zerd&amp;uuml;şt tek Allah yani Ahura Mazda inancını tebliğ etmiş, O'nun se&amp;ccedil;tiği kimselere il&amp;acirc;h&amp;icirc; vahyin geleceğine, meleklere ve &amp;ouml;l&amp;uuml;m sonrası hayata imanı emretmişti. Zend-Avesta'da (Yaşt, 13, XXVIII, 129) putları kıracak olan Soeşyant adlı birinin geleceği bildirilmektedir. Ancak Zerd&amp;uuml;şt'&amp;uuml;n tebliğ ettiği tevhid inancı daha sonra hem iyilik hem de k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;k tanrısı olmak &amp;uuml;zere iki tanrı inancına (d&amp;uuml;alizm=seneviyye) d&amp;ouml;n&amp;uuml;şm&amp;uuml;ş, Tanrı'nın kudret ve kuvvetini temsil ettiğine inanılan ateş y&amp;uuml;celtilerek ateş k&amp;uuml;lt&amp;uuml; (Mec&amp;ucirc;s&amp;icirc;lik) oluşmuştur.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:40:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title> DİNLERİN TASNİFİ </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/dinlerin-tasnifi_48993711.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/dinlerin-tasnifi_48993711.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Dinlerle ilgili ilm&amp;icirc; araştırmalara paralel olarak dinler değişik a&amp;ccedil;ılardan &amp;ccedil;eşitli kıstaslara g&amp;ouml;re tasnife t&amp;acirc;bi tutulmuş ve ele alınan kıstaslara g&amp;ouml;re farklı tasnif şemaları ortaya &amp;ccedil;ıkmıştır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Batıda din tasnifleri genelde Tanrı kavramı, sosyoloji-tarih ve coğrafya-tarih a&amp;ccedil;ılarından olmak &amp;uuml;zere &amp;uuml;&amp;ccedil; kavrama dayalı olarak yapılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tanrı kavramı ele alınarak yapılan tasnif şu şekildedir:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Tek tanrılı dinler (il&amp;acirc;h&amp;icirc; dinler). 2. D&amp;uuml;alist (iki tanrılı) dinler (Mec&amp;ucirc;s&amp;icirc;lik). 3. &amp;Ccedil;ok tanrılı dinler (Eski Yunan, Roma ve Mısır dinleri gibi). 4. Tanrı konusunda a&amp;ccedil;ık ve net olmayanlar (Budizm, Şintoizm gibi).&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sosyolojik-tarih&amp;icirc; a&amp;ccedil;ıdan yapılan din tasniflerinden birisi şu şekildedir:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Kurucusu olan dinler (Yahudilik, Hıristiyanlık, İsl&amp;acirc;m, Budizm gibi). 2. Geleneksel dinler (kimin tebliğ ettiği belli olmayan dinler, ilkel dinler, Eski Yunan, Eski Mısır dini gibi).&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir diğer tasnif ise ş&amp;ouml;yledir: 1. İlkel dinl.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/dinlerin-tasnifi_48993711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DİNİN ÖNEMİ </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/dinin-onemi_48993611.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/dinin-onemi_48993611.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Din tarihin b&amp;uuml;t&amp;uuml;n devirlerinde ve b&amp;uuml;t&amp;uuml;n toplumlarda daima mevcut olan evrensel ve k&amp;ouml;kl&amp;uuml; bir olgudur. İnsana hitap eden ve insan i&amp;ccedil;in s&amp;ouml;z konusu olan din, insanla beraber var olmuş ve tarih boyunca varlığını s&amp;uuml;rd&amp;uuml;rm&amp;uuml;şt&amp;uuml;r. Din insanlığın vazge&amp;ccedil;ilmez bir ger&amp;ccedil;eği olması sebebiyle bundan b&amp;ouml;yle de varlığını devam ettirecektir. Tarihin hangi devresine bakılırsa bakılsın dinsiz bir toplum g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmemektedir. İnsanlık tarihinin her d&amp;ouml;neminde din, canlılığını korumuş ve insan hayatının ayrılmaz bir vasfı olma karakterini s&amp;uuml;rd&amp;uuml;rm&amp;uuml;şt&amp;uuml;r. Bunun da temel sebebi, insanın din&amp;icirc; bir varlık olması, başka bir ifadeyle din&amp;icirc; duygunun, fıtr&amp;icirc; (doğuştan gelen) bir &amp;ouml;zellik olarak insanın kendi &amp;ouml;z varlığı hakkındaki şuur ile birlikte ortaya &amp;ccedil;ıkması, bu şuur ile birlikte gelişmesidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Din duygusu insanın doğuştan beraberinde getirdiği bir duygudur. İnsan, her zaman ve her yerde y&amp;uuml;ce, kudretli ve ulu bir varlığa sığınma, ona g&amp;uuml;venme ve ondan yardım dileme ihtiyacını hissetmiştir. Bu sığınma ve g&amp;uuml;venme duygusu, din ile karşılanmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dinin fıtr&amp;icirc; oluşu Kur'an'da şu şekilde belirtilmektedir: &quot;Sen y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; bir han&amp;icirc;f olarak dine, Allah'ın fıtratına &amp;ccedil;evir ki O, insanları bu fıtrat &amp;uuml;zerine yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez&quot; (er-R&amp;ucirc;m 30/30).&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title> DİNİN KAYNAĞI </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/dinin-kaynagi_48993571.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/dinin-kaynagi_48993571.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;İsl&amp;acirc;m inancına g&amp;ouml;re dini vahiy yoluyla bildiren Allah'tır; b&amp;uuml;t&amp;uuml;n ger&amp;ccedil;ek dinler Allah'tan gelmiş ve safiyetlerini korudukları s&amp;uuml;rece y&amp;uuml;r&amp;uuml;rl&amp;uuml;kte kalmıştır. İlk insan aynı zamanda ilk peygamberdir ve kendisine bildirilen din de tevhid dinidir. Allah'ın varlığı ve birliği ile n&amp;uuml;b&amp;uuml;vvet ve &amp;acirc;hiret inancı b&amp;uuml;t&amp;uuml;n il&amp;acirc;h&amp;icirc; dinlerde değişmez ilkeler olarak yer alır. Bundan dolayı Hz. &amp;Acirc;dem'den Hz. Muhammed'e kadar b&amp;uuml;t&amp;uuml;n peygamberlerin getirdiği hak dinlerin ortak adı İsl&amp;acirc;m'dır. Ancak tarihin akışı i&amp;ccedil;inde insanlar hak dinden uzaklaşmış ve beşer&amp;icirc; zaaf neticesinde yanlış yollara, b&amp;acirc;tıl inan&amp;ccedil; ve yaşayışlara y&amp;ouml;nelmişler, dinde meydana gelen bu bozulma ve farklılaşma sebebiyle Allah peygamberler g&amp;ouml;ndererek insanları ya eski dinlerini asl&amp;icirc; şekilde &amp;ouml;ğrenip uygulamaya &amp;ccedil;ağırmış veya yeni bir din ve şeriat g&amp;ouml;ndermiştir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu bakımdan İsl&amp;acirc;m'ın insan ve din telakkisi, insanın ve dinin evrim iddialarıyla bağdaşmaz. İsl&amp;acirc;m'a g&amp;ouml;re insan başlangı&amp;ccedil;ta en g&amp;uuml;zel bir kıvamda yaratılmıştır (et-T&amp;icirc;n 95/4). Hz. &amp;Acirc;dem'den itibaren b&amp;uuml;t&amp;uuml;n insanlar, Allah tarafından g&amp;ouml;nderilen tevhid dininin esaslarını kavrayıp benimseyecek ve hayatlarını bu esaslara g&amp;ouml;re d&amp;uuml;zenleyecek seviyede zihn&amp;icirc;, ruh&amp;icirc; ve beden&amp;icirc; kapasiteye sahip kılınmıştır. Allah'ın başlangı&amp;ccedil;tan itibaren insanlara bildirdiği dinin tevhid dini olduğu ve onların bu dini benimsemeye yatkın bir fıtratta yaratıldığı belirtilmiştir (er-R&amp;ucirc;m 30/30).&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:36:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DİNİN TANIMI </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/dinin-tanimi_48993491.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/dinin-tanimi_48993491.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONU&lt;table width=&quot;569&quot; cellpadding=&quot;0&quot; bordercolor=&quot;#111111&quot; cellspacing=&quot;0&quot; border=&quot;0&quot; id=&quot;AutoNumber4&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;3&quot; width=&quot;569&quot; bordercolor=&quot;#cfdcde&quot; height=&quot;20&quot; bgcolor=&quot;#e1e9ea&quot;&gt;&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;[ II. DİNİN TANIMI ]&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;3&quot; bordercolor=&quot;#cfdcde&quot; height=&quot;20&quot;&gt;&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Tanımı en zor kavramların başında din gelmektedir. Dini tanımlarken gerek ge&amp;ccedil;mişte yaşamış gerekse g&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde mevcut b&amp;uuml;t&amp;uuml;n inan&amp;ccedil; şekillerini kuşatan ve hepsinde m&amp;uuml;şterek esasları ifade eden bir tanım yapmanın zorluğu ortadadır. Dinin b&amp;uuml;t&amp;uuml;n dinleri i&amp;ccedil;ine alabilecek bir tanımı ancak din kavramının sınırları kesin bir şekilde belirlendikten sonra yapılabilir. Kapsamlı bir tarif i&amp;ccedil;in &amp;ouml;ncelikli olarak şahs&amp;icirc; tecr&amp;uuml;be yoluyla elde edilmiş olan dindarlık kavramını tahlil etmek ve elde edilen sonucu din&amp;icirc; ger&amp;ccedil;eklerle karşılaştırmak gerekir. B&amp;uuml;t&amp;uuml;n zorluklarına rağmen yine de dinin &amp;ccedil;eşitli tanımları yapılmıştır ve bu tanımlar genelde tanımı yapanların kendi s&amp;uuml;bjektif g&amp;ouml;r&amp;uuml;şlerini yansıtmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;Ccedil;ağdaş Batılı ilim adamları tarafından dinin birbirinden farklı tarifler yapılmıştır. Bu tarifler b&amp;uuml;y&amp;uuml;k &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;de ferd&amp;icirc; tecr&amp;uuml;be ile zihn&amp;icirc;, hiss&amp;icirc;, taabb&amp;uuml;d&amp;icirc; ve i&amp;ccedil;tima&amp;icirc; elemanlardan ibaret beş unsurun birini ya da birka&amp;ccedil;ını &amp;ouml;ne &amp;ccedil;ıkararak yapılmıştır. Ferd&amp;icirc; tecr&amp;uuml;be dışında kalan mevcut bu d&amp;ouml;rt unsuru şu şekilde a&amp;ccedil;ıklamak m&amp;uuml;mk&amp;uuml;nd&amp;uuml;r:&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:34:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DİN KELİMESİ </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/din-kelimesi_48993411.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/din-kelimesi_48993411.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;p align=&quot;justify&quot;&gt;Arap&amp;ccedil;a k&amp;ouml;kenli bir kelime olan din s&amp;ouml;zl&amp;uuml;kte &quot;&amp;ouml;rf ve &amp;acirc;det, ceza ve karşılık, m&amp;uuml;k&amp;acirc;fat, itaat, hesap, boyun eğme, h&amp;acirc;kimiyet ve galibiyet, saltanat ve m&amp;uuml;lkiyet, h&amp;uuml;k&amp;uuml;m ve ferman, makbul ibadet, millet, şeriat&quot; gibi &amp;ccedil;eşitli anlamlara gelir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bug&amp;uuml;n Batı dillerinde din karşılığı kullanılan religion kelimesinin aslı Latince'dir ve &quot;bir şeyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, yapmak&quot;, ayrıca &quot;insanları Tanrı'ya bağlayan bağ&quot; anlamlarını i&amp;ccedil;ermektedir. Kelimenin bu iki anlamı dikkate alındığında religion kelimesi, hem insanları Tanrı'ya bağlayan bağ (iman), hem de belli bazı davranışları dikkatle yapmak (ibadet) gibi din kavramının iki temel niteliğini ifade etmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hinduizm'in kutsal dili Sanskrit&amp;ccedil;e'de dharma, Budizm'in kutsal metinlerinin yazıldığı Pali dilinde ise dhamma din karşılığıdır ve &quot;ger&amp;ccedil;ek, doktrin, doğruluk, kanun, d&amp;uuml;stur&quot; gibi m&amp;acirc;nalara gelmektedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Her din&amp;icirc; k&amp;uuml;lt&amp;uuml;r&amp;uuml;n din kavramını ifade etmek &amp;uuml;zere se&amp;ccedil;tiği kelimelere ait anlamların ortak noktasının &quot;yol, inan&amp;ccedil;, &amp;acirc;det, kulluk&quot; olduğu s&amp;ouml;ylenebilir. B&amp;uuml;t&amp;uuml;n bu kelimeler, k&amp;ouml;kleri insanın i&amp;ccedil; hayatında bulunan ve semereleri &amp;ccedil;eşitli davranışlarla tezah&amp;uuml;r eden k&amp;ouml;kl&amp;uuml; bir fenomeni ifade etmeyi ama&amp;ccedil;lamaktadır.&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 09 Aug 2009 19:32:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kur'an gurbet yaşıyor</title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/kur-an-gurbet-yasiyor_46921601.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/kur-an-gurbet-yasiyor_46921601.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;br /&gt;&lt;img border=&quot;1&quot; align=&quot;right&quot; src=&quot;http://www.blogcu.com/haberimaji/kursu19062009.jpg&quot; /&gt; Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmel&amp;uuml;'t-teh&amp;acirc;y&amp;acirc;) bir hadis-i şeriflerinde altı garipten bahseder: &quot;Mescid, namaz kılmayanlar arasında; Kur'an-ı Kerim, f&amp;acirc;sıkın kalbinde ya da onu okumayan birinin evinde; s&amp;acirc;liha bir kadın k&amp;ouml;t&amp;uuml; huylu bir adamın nik&amp;acirc;hı altında; s&amp;acirc;lih bir erkek arsız bir kadının yanında ve &amp;acirc;lim, onun ilminden istifade etmeyen bir topluluk arasında gariptir.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka defa da ş&amp;ouml;yle buyururlar: &quot;İnsanlar, &amp;ouml;yle bir zamanı idrak edeceklerdir ki, o d&amp;ouml;nemde Kur'an bir vadide, onlar da başka bir vadide olacaklardır.&quot; Yani, o devrin insanları Kur'an'la aynı vadiyi paylaşamayacak, yeni ifadesiyle, aynı d&amp;uuml;zlemde buluşamayacak, farklı farklı kulvarlarda bulunacaklardır. Dolayısıyla Kur'an, onu okumayan, onda ne olduğunu bile merak etmeyen ve ondan istifade etmeyi hi&amp;ccedil; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmeyen insanların evlerinde, g&amp;ouml;n&amp;uuml;llerinde garip kalacaktır. Zaten, asıl garip, yurdundan yuvasından uzak kalan, dostundan, ahbabından ayrı d&amp;uuml;şen değil, yaşadığı d&amp;uuml;nya i&amp;ccedil;inde, bulunduğu toplum itibariyle h&amp;acirc;linden anlaşılmayan, kıymeti bilinmeyendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an-ı Kerim'e karşı ortaya konan şekl&amp;icirc; saygının da kendine g&amp;ouml;re mutlaka bir değeri vardır, o da boşa gitmez. Fakat asıl olan, zarfla beraber mazrufa, lafızla beraber manaya ve Kur'an'ın mushafıyla beraber onun Rabbimizin kelamı oluşuna da saygı, h&amp;uuml;rmet ve muhabbet g&amp;ouml;stermektir. Mesela, insanlar onu atlastan boh&amp;ccedil;alara sarsalar, g&amp;uuml;l kokulu altın yaldızlı mahfazalar i&amp;ccedil;inde evlerinin en y&amp;uuml;ksek yerine assalar.. sonra evlerini y&amp;uuml;kselttik&amp;ccedil;e onu daha da y&amp;uuml;kseğe &amp;ccedil;ıkarsalar.. Her sabah kalktıklarında ve akşam yatağa y&amp;ouml;neldiklerinde beş-on defa &amp;ouml;p&amp;uuml;p y&amp;uuml;zlerine g&amp;ouml;zlerine s&amp;uuml;rsele.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/kur-an-gurbet-yasiyor_46921601.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2009 20:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Regaib Kandili (25/26 Haziran 2009)</title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/regaib-kandili-25-26-haziran-2009_46324851.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/regaib-kandili-25-26-haziran-2009_46324851.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::Reg&amp;acirc;ib, arap&amp;ccedil;a bir kelimedir ve &quot;reğa-be&quot; k&amp;ouml;k&amp;uuml;nden gelmektedir. &quot;Reğa-be&quot;, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;aba sarf etmek demektir. &quot;Reğ&amp;icirc;b&quot; kelimesi ise, &quot;reğabe&quot;'den t&amp;uuml;remiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. M&amp;uuml;ennesi, &quot;reğ&amp;icirc;be&quot;dir. &quot;Reğ&amp;icirc;be&quot;nin &amp;ccedil;oğulu da &quot;reğ&amp;acirc;ib&quot; dir. Kelime olarak &quot;Reg&amp;acirc;ib&quot;in aslı budur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Receb&amp;rsquo;in ilk cuma gecesine &lt;b&gt;Regaib gecesi&lt;/b&gt; denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc;, bu gecede, m&amp;uuml;minlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye h&amp;uuml;rmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oru&amp;ccedil;, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle ge&amp;ccedil;irmeli, kazası olan, hi&amp;ccedil; değilse bir g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur&amp;rsquo;an-ı kerim okur, tesbih &amp;ccedil;eker, t&amp;ouml;vbe istiğfar eder. Perşembe g&amp;uuml;n&amp;uuml; oru&amp;ccedil; tutup, gecesini de ihya etmek &amp;ccedil;ok sevaptır. Receb ayında oru&amp;ccedil; tutmak faziletlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimiz (a.s.m)&amp;rsquo; ın Ramazan ayından sonra en &amp;ccedil;ok oru&amp;ccedil; tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oru&amp;ccedil; tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol d&amp;ouml;k&amp;uuml;lmesi dolayısıyla da receb&amp;uuml;l esabb denmiştir. Y&amp;acirc;ni, sevabların bol bol, şarı şarıl, g&amp;uuml;r&amp;uuml;l g&amp;uuml;r&amp;uuml;l d&amp;ouml;k&amp;uuml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml; ay demek... Sabbe, Arap&amp;ccedil;ada d&amp;ouml;kmek demek... Nehrin de b&amp;ouml;yle dağlardan &amp;ccedil;ağlayarak şaldur şuldur akıp da d&amp;ouml;k&amp;uuml;ld&amp;uuml;ğ&amp;uuml; yere m&amp;uuml;nsab derler; o da aynı k&amp;ouml;kten... ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/regaib-kandili-25-26-haziran-2009_46324851.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 24 Jun 2009 16:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title> Kin, afetler, dereceleri ve tedavisi</title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/kin-afetler-dereceleri-ve-tedavisi_46043271.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/kin-afetler-dereceleri-ve-tedavisi_46043271.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Kin, manevi kalpde olan bir hastalıktır ve Allah-u Z&amp;uuml;lcelal'in rızasına giden cennet yolunda bulunan bir engeldir.&lt;br /&gt;Kin;&amp;nbsp; kalbin kin beslenen kimseyi devamlı hatırlayıp, ona buğz etmesi ve ondan tiksinmesidir.&lt;br /&gt;İnsan, bir kimseden hemen intikam almaktan aciz kaldığı zaman, yutulan &amp;ouml;fke i&amp;ccedil;e d&amp;ouml;ner, orada birikir ve en sonunda kine d&amp;ouml;n&amp;uuml;ş&amp;uuml;r. Halbuki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerif-lerinde; &amp;ldquo;M&amp;uuml;min kinci değildir&amp;rdquo;&amp;nbsp; buyurmuştur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;KİN'İN AFETLERİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Şunu unutmamak lazımdır ki insan kalbini manevi olarak temizlemediği m&amp;uuml;ddet&amp;ccedil;e, zahiri v&amp;uuml;cudu ne kadar temiz olursa olsun, o kişinin durumu &amp;ccedil;ok tehlikelidir. Bazı kimseler temizlik hususunda &amp;ccedil;ok titizdirler. Bu gibi kimselerin elbisesine bir pislik bulaşsa, canları &amp;ccedil;ok sıkılır. &lt;br /&gt;&amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; titizlikleri nefistendir. Fakat kalblerinde bulunan, kin, kibir, ucub, riya gibi manevi kirlere hi&amp;ccedil; aldırmazlar. Oysa dehşetli olan kıyamet g&amp;uuml;n&amp;uuml;nde insanı selamete &amp;ccedil;ıkaracak olan şey, bu manevi kirlerden temizlenmiş olan bir kalpdir. Yoksa bu hastalıklar insanı mahveder.&lt;br /&gt;Kin, &amp;ouml;fkenin bir meyvesidir. Kalbinde kin bulunan kimseden, şu afetler hi&amp;ccedil; eksik olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Hased; Hased insanı, kin duyulan kimsenin elinde bulunan nimetlerin gitmesini istemeye sevkeder. Kindar o kimsenin sevinmesine ve bir nimete kavuşmasına &amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;r; başına gelen musibetlerden dolayı sevinir. Bu ahlak, m&amp;uuml;nafıkların ahlakıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Kalpdeki Hasedin k&amp;ouml;kleşmesi; Kindar olan kişi, kin duyduğu kimsenin başına gelen musibetlere sevindiğini s&amp;ouml;z ve davranışlarıyla a&amp;ccedil;ığa vurur.&lt;br /&gt;3-Kin duyduğu kimseye selam vermez, onun selamınıda almaz.&lt;br /&gt;4-Kin duyduğu kimsenin kendisinden aşağı mertebede olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek, daima onu k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;mser ve hakaret g&amp;ouml;z&amp;uuml;yle bak.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/kin-afetler-dereceleri-ve-tedavisi_46043271.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 19 Jun 2009 18:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Zulüm</title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/zulum_45994371.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/zulum_45994371.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR:: &lt;p&gt;Zul&amp;uuml;m, insan i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir g&amp;uuml;nahtır ve sahibi i&amp;ccedil;in ahirette &amp;ccedil;ok b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir azabın sebebidir. Onun i&amp;ccedil;in insan başkalarına zulmetmekten sakınmalıdır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; aslında başkasına yapılan zul&amp;uuml;m, kişinin kendisine zul&amp;uuml;metmesi demektir. Kıyamet g&amp;uuml;n&amp;uuml;nde kişi, hesap vermek i&amp;ccedil;in Allah-u Z&amp;uuml;lcelal'in huzuruna geldiği zaman, d&amp;uuml;nyada kime zulmetmişse, onunla y&amp;uuml;zleştirilir. &lt;br /&gt;Zalim olan kişinin sevapları, zulmettiği kişiye verilir. Eğer sevapları yetmezse, onun g&amp;uuml;nahlarını y&amp;uuml;klenir ve b&amp;ouml;ylece cehennem azabına m&amp;uuml;stehak olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Zul&amp;uuml;m &amp;uuml;&amp;ccedil; kısımdır;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1-Kul ile Allah-u Z&amp;uuml;lcelal arasındaki zul&amp;uuml;md&amp;uuml;r. Bu zulm&amp;uuml;n en b&amp;uuml;y&amp;uuml;ğ&amp;uuml; Allah-u Z&amp;uuml;lcelal'i ink&amp;acirc;r etmek ve O'na ortak koşmak ve ikiy&amp;uuml;zl&amp;uuml;l&amp;uuml;k etmek suretiyle m&amp;uuml;nafıklık alametlerini &amp;uuml;zerinde bulundurmaktır.&lt;br /&gt;2-Diğer insanlara yapılan zul&amp;uuml;md&amp;uuml;r.&lt;br /&gt;3-İnsanın kendi nefsine karşı yapmış olduğu zul&amp;uuml;md&amp;uuml;r.&lt;br /&gt;Allah-u Z&amp;uuml;lcelal bir ayet-i kerimede ş&amp;ouml;yle buyurmuştur.&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Yalan s&amp;ouml;yleyerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim vardır? İşte bunlar Rab'lerine g&amp;ouml;t&amp;uuml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;rler ve şahitlerde; &amp;ldquo; İşte bunlar Rab'lerine karşı yalan s&amp;ouml;yleyenlerdir&amp;rdquo;&amp;nbsp; derler. Bilin ki, Allah'ın laneti zalimler &amp;uuml;zerinedir.&lt;br /&gt;Bunlar Allah'ın yolundan (insanları) alıkoyarlar ve o yolu bozmak isterler. İşte onlar ahireti ink&amp;acirc;r edenlerdir.&lt;br /&gt;Onlar, yery&amp;uuml;z&amp;uuml;nde Allah'ı aciz bırakamazlar.&lt;br /&gt;Bunlar kendilerine yazık edenlerdir.&lt;br /&gt;Ahirette en &amp;ccedil;ok kayba uğrayacaklar da onlardır.&amp;rdquo;&amp;nbsp; (Hud; 18-19-20-21-22)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ZULM&amp;Uuml;N AFETİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Zul&amp;uuml;m, kıyamet g&amp;uuml;n&amp;uuml;nde sahibi i&amp;ccedil;in karanlıktır. Allah-u Z&amp;uuml;l.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/zulum_45994371.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 19 Jun 2009 00:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KİBİR</title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/kibir_45992841.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/kibir_45992841.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULA &lt;p&gt;&lt;b&gt;KİBİR&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kalbi hasta eden ve cennet yolu &amp;uuml;zerinde b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir engel olarak duran hastalıklardan birisi kibirdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kibir; insanın kendisini başkalarından daha b&amp;uuml;y&amp;uuml;k olduğunu zannetmesi, tekebb&amp;uuml;r ise, bu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceyi hareketleri ile ortaya koymasıdır. Halbuki b&amp;uuml;y&amp;uuml;k olduğunu iddia etmek, ancak Allah-u Z&amp;uuml;lcelal'e layıktır. Mahlukattan kim bunu iddia ederse, o yalancıdır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kibir; kendini beğenmekten kaynaklanır. Kendini beğenmek ise b&amp;uuml;t&amp;uuml;n g&amp;uuml;zelliklerin hakiki kaynağını bilmemektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;G&amp;uuml;zel huylar, cenneti &amp;acirc;l&amp;acirc;nın kapılarıdır. İşte kibir, insan ile bu kapılar arasına &amp;ccedil;ekilmiş bir perdedir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Allah-u Z&amp;uuml;lcelal, Kur'an-ı Kerim&amp;rsquo;in pek &amp;ccedil;ok yerinde, kibrin ne kadar &amp;ccedil;irkin ve sahibi i&amp;ccedil;in ne kadar zararlı bir ahlak olduğunu beyan etmiştir. Bir ayet-i kerimede:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;ldquo;Yery&amp;uuml;z&amp;uuml;nde haksız yere b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;k taslayanları ayetleri (mi anlatmaktan) &amp;ccedil;evireceğim&amp;rdquo;&amp;nbsp; (Araf 146)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başka bir ayet-i kerimede:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;ldquo;Kibirlenen ve b&amp;uuml;y&amp;uuml;klenenlerin, Allah kalp (leri)ni m&amp;uuml;h&amp;uuml;rlemiştir.&amp;rdquo;&amp;nbsp; (M&amp;uuml;min 35) Başka bir ayet-i kerimede de: &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;ldquo.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/kibir_45992841.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2009 23:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kur'anı Kerim Okumak </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/kur-ani-kerim-okumak_45912101.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/kur-ani-kerim-okumak_45912101.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ AŞunlar ki, Allah'ın kitabını okurlar; namazı dosdoğru kılarlar; sonu gelmeyen kazan&amp;ccedil; &amp;uuml;midiyle, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli, a&amp;ccedil;ık harcarlar. İşte Allah, bunların m&amp;uuml;k&amp;acirc;fatlarını bolca verecektir; hatta iyiliğinden daha da artıracaktır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; o, Gafur, Şek&amp;ucirc;r, isimlerinin sahibidir.&amp;rdquo; (Fatır; 29-30) &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;****&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Namazda ve Namaz Dışında Kur'an Okumayı Kuran-ı &amp;Ouml;ğrenip &amp;Ouml;ğretmeyi Teşvik Eden Hadis-i Şerifler&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;ldquo;Sizin en hayırlınız Kur&amp;rsquo;an-ı Kerimi &amp;ouml;ğrenen ve &amp;ouml;ğreteninizdir.&amp;rdquo; (Buhari, M&amp;uuml;slim, Ebu Davud,Tirmizi, Nesai, İbn Mace)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abdullah b. Mes'ud&amp;nbsp; (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) ş&amp;ouml;yle buyurdu: &amp;ldquo;Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa ona bu sebeple bir hasene verilir. Hasenenin karşılığı ise on mislidir. Size elif l&amp;acirc;m mim bir harfdir demiyorum, fakat elif bir harfdir, l&amp;acirc;m bir harfdir ve mim de bir harfdir.&amp;rdquo; (Tirmizi) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2009 16:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sekarat (Ölüm Anı) </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/sekarat-olum-ani_45099411.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/sekarat-olum-ani_45099411.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR:: &lt;h1&gt;&amp;Ouml;l&amp;uuml;m sekeratından maksat, &amp;ouml;l&amp;uuml;me yakın s&amp;uuml;rede &amp;ccedil;ekilen şiddetli acılar ve sıkıntılardır. D&amp;uuml;nya hayatının sonu bu sekeratı &amp;ccedil;ekmektir.&amp;nbsp; Bu sekeratın şiddetinden sakınmak i&amp;ccedil;in, g&amp;uuml;nahlardan ka&amp;ccedil;ınmak ve Salih amel işlemek zorunluluğu vardır. Onun i&amp;ccedil;in Lokman Hekim oğluna; &lt;b&gt;&lt;i&gt;&amp;ldquo;Oğlum! Yaşarken sekeratı unutma.&amp;rdquo;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; diye nasihat etmiştir.&lt;/h1&gt;&lt;p&gt;Yaşarken sekeratı unutmamak, oturup yas tutmak değil, sekeratın şiddetini artıran g&amp;uuml;nahlardan sakınmak ve onu hafifletici amelleri işlemektir. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) dualarında cehennem ateşinden ve kabir azabından Allah-u Z&amp;uuml;lcelal&amp;rsquo;e sığındığı gibi, sekerat azabından da O&amp;rsquo;na sığınır ve; &lt;b&gt;&lt;i&gt;&amp;ldquo;Allah&amp;rsquo;ım! &amp;Ouml;l&amp;uuml;m sekeratımı kolaylaştır.&amp;rdquo;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt; (M&amp;uuml;ttefekun Aleyh) &lt;/i&gt;derdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;h2&gt;&lt;a name=&quot;_Toc83784760&quot;&gt;RUHUN &amp;Ccedil;EKİLMESİ&lt;/a&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/h2&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2009 18:50:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Namazın mekruhları</title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/namazin-mekruhlari_43955441.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/namazin-mekruhlari_43955441.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::Mekruh; kerih, &amp;ccedil;irkin, beğenilmeyen iş demektir.Namazda m&amp;uuml;ekked s&amp;uuml;nneti ve vacibi terk etmek, tahrimen mekruh, m&amp;uuml;ekked olmayan s&amp;uuml;nneti terk, tenzihen mekruh olur. Mekruh olarak kılınan namaz sahih olursa da, sevabı &amp;ccedil;ok az olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha &amp;ccedil;ok işlenen mekruhlardan bazıları şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Namazda tadil-i erkanı terk etmek.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Başı d&amp;ouml;nd&amp;uuml;r&amp;uuml;p bakmak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Secdede iki kolu yere d&amp;ouml;şemek. [Kadınlar d&amp;ouml;şer.]&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Başı bir tarafa eğmek.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Esnerken ağzı kapatmamak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&amp;Ouml;z&amp;uuml;rs&amp;uuml;z g&amp;ouml;zleri yummak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&amp;Ouml;ndeki safta boş yer varken, geri safta kılmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;8- &lt;/b&gt;&amp;Uuml;zerinde canlı resmi bulunan elbise ile namaz kılmak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Canlı resmi asılı odada namaz kılmak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;İş elbisesi ile ve b&amp;uuml;y&amp;uuml;klerin yanına &amp;ccedil;ıkamayacak elbise ile veya k&amp;ouml;t&amp;uuml; kokulu &amp;ccedil;orap ile kılmak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Abdest sıkıştırırken kılmak.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Tekbir alırken ve teşehh&amp;uuml;dde otururken parmakları a&amp;ccedil;ık veya kapalı tutmak. [Kendi haline bırakılır. Secdede parmaklar kapalı, r&amp;uuml;kuda ise a&amp;ccedil;ık tutulur.]&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Secdeye inerken pantolonunu yukarı &amp;ccedil;ekmek.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Başı a&amp;ccedil;ık kılmak. [Mekke&amp;rsquo;de, ihramlı iken, namaz baş a&amp;ccedil;ık kılınır.]&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Namazda ağırlığı, bir ayağa &amp;ccedil;ok, diğerine az vermek.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;İmam namaza durunca, sabahın s&amp;uuml;nnetini caminin girişinde veya direk arkasında kılmayıp, saf arasında veya başka yerde kılmak. [İmam namaza az sonra duracaksa, &amp;ouml;ğle.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/namazin-mekruhlari_43955441.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 16 May 2009 23:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Lokman aleyhisselam </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/lokman-aleyhisselam_38735161.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/lokman-aleyhisselam_38735161.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::Kur'an-ı kerimde her ismi ge&amp;ccedil;en peygamber değildir. Lokman aleyhisselamın peygamber olup olmadığını bilmek gerekmez. Eğer gerekseydi, dinimiz a&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;a bildirirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazret-i Lokman, Davud aleyhisselam zamanında yaşadı. Habeşli bir k&amp;ouml;le iken azat olup y&amp;uuml;ksek mertebelere kavuştu. Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc;, Lokman aleyhisselama, hikmet ile peygamberlikten hangisini istediğini sordu. O da hikmeti istedi. (Hikmeti ni&amp;ccedil;in istedin?) dediler. Buyurdu ki:&lt;br /&gt;- Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc;, peygamberlik verdiği kimseyi muhayyer kılmaz. Beni muhayyer kılması hikmeti tercih etmeme mecbur etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;(Allah&amp;rsquo;a ş&amp;uuml;kret diye Lokmana hikmet verdik. Ş&amp;uuml;kreden kendisi i&amp;ccedil;in ş&amp;uuml;kreder.)&lt;/b&gt; [Lokman 12]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikmet, eşyanın mahiyetini, vasfını ve hususiyetini bilmek demektir. Hikmet ehli, selim akla sahiptir. İlmiyle amel eder. Kendisine sordular:&lt;br /&gt;- Peygamberlik hakkında ne dersin?&lt;br /&gt;&lt;b&gt;- Peygamberlik, mihnet ve meşakkatle doludur. Peygamberler belalara d&amp;uuml;&amp;ccedil;ar olur. &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- Peygamberlik olmadığı halde bunları nereden biliyorsun?&lt;br /&gt;&lt;b&gt;- H&amp;uuml;k&amp;uuml;m mevkiinde olan daima sıkıntı i&amp;ccedil;inde olur.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- Bu mertebeye nasıl eriştin?&lt;br /&gt;&lt;b&gt;- Doğru s&amp;ouml;ylemek, emanete riayet ve faydasız s&amp;ouml;z&amp;uuml; terk etmekle.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- Saadetin alameti nedir?&lt;br /&gt;&lt;b&gt;- Sıdk, edep, hilm ve emanete riayettir.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;- Edep, asalet, mal ve ilimden hangisi daha &amp;uuml;st&amp;uuml;nd&amp;uuml;r?&lt;br /&gt;&lt;b&gt;- Edep asaletten, ilim maldan hayırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğluna &amp;ouml;ğ&amp;uuml;tleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;* Ey oğlum, &amp;acirc;limlere karşı &amp;ouml;ğ&amp;uuml;nmek, akılsızlarla tartışmak ve g&amp;ouml;steriş yapmak i&amp;ccedil;in ilim &amp;ouml;ğrenme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* D&amp;uuml;nya deniz gibidir. &amp;Ccedil;ok kimse boğulmuştur. Gemin takva, y&amp;uuml;k&amp;uuml;n iman, h&amp;acirc;lin tevekk&amp;uuml;l olursa kurtulursun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Horoz .. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/lokman-aleyhisselam_38735161.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 16 Mar 2009 22:53:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Peygamberler günah işlemez </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/peygamberler-gunah-islemez_38386641.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/peygamberler-gunah-islemez_38386641.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;table border=&quot;0&quot; align=&quot;center&quot; width=&quot;560&quot; cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;Masum olmak, kusursuz ve g&amp;uuml;nahsız olmak, Peygamberlere mahsustur. &lt;b&gt;(Merec-&amp;uuml;l-bahren)&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her Peygamber, b&amp;uuml;y&amp;uuml;k k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k her g&amp;uuml;nahtan masumdur. &lt;b&gt;(Riyad-&amp;uuml;n-nasıhin)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberler g&amp;uuml;nah işlemekten masumdur, temizdir, g&amp;uuml;nah işleyemezler. &lt;b&gt;(Mekt. Rabbani&lt;/b&gt; 2/44&lt;b&gt;)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmam-ı Gazali hazretleri, &lt;b&gt;Ravda-t&amp;uuml;t-talibin&lt;/b&gt; isimli eserinde buyuruyor ki: &lt;br /&gt;(Resulullah, icma ile b&amp;uuml;y&amp;uuml;k-k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k g&amp;uuml;nahlardan ve mekruh işlemekten uzaktır. Unutmaktan, gafletten, verdiği haberlerde hata edip yanılmaktan da uzak olduğu icma ile sabittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebliğ ettiği s&amp;ouml;zlerde yanılmasının caiz ve m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n olması, &amp;uuml;zerinde durmayıp derhal farkına varması şartı iledir. Bu da icra ettiği şeydeki hikmetleri bilmeyi ve ona t&amp;acirc;bi olmayı ve unutmanın faydasını bildirmek i&amp;ccedil;indir. Resulullahın bu husustaki yanılma haline sebep, ilmin anlatılması ve dinin a&amp;ccedil;ıklanmasıdır. Nitekim hadis-i şerifte, &lt;b&gt;(Ben hi&amp;ccedil;bir hususta unutup yanılmam. B&amp;ouml;yle bir şey vaki olursa, bu sadece bildirmek istediğimi a&amp;ccedil;ıklamam i&amp;ccedil;indir)&lt;/b&gt; buyuruldu. Bu durum, onun i&amp;ccedil;in bir noksanlık değil, bilakis tebliği genişletmek ve nimeti tamamlamak i&amp;ccedil;indir. Fakat bir tebliğde bulunmak, fiillerindeki h&amp;uuml;k&amp;uuml;mleri a&amp;ccedil;ıklamak, dini emirleri bildirmek ve kalbine gelen vahiy haberlerini anlatmak maksadı bulunmayan hususlarda b&amp;uuml;t&amp;uuml;n mutasavvuflar ve kalb ilmine sahip &amp;acirc;limler, yanılmanın, unutmanın, gaflet ve gevşekliğin imkansız olduğunu bildirmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadı İyad hazretleri, &lt;b&gt;Şifa-i şerif&lt;/b&gt; isimli kitabında buyuruyor ki:&lt;br /&gt;(K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k g&amp;uuml;nahları Peygamberlere caiz g&amp;ouml;renler, bu cevazlarına bir&amp;ccedil;ok &amp;acirc;yet-i kerime ve hadi.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/peygamberler-gunah-islemez_38386641.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 12 Mar 2009 23:04:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>RABIÜL -EVVEL VE VELADET KANDILI </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/rabiul-evvel-ve-veladet-kandili_37823561.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/rabiul-evvel-ve-veladet-kandili_37823561.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::Res&amp;ucirc;lullah Aleyhissel&amp;acirc;t&amp;uuml; Vessel&amp;acirc;m'ın d&amp;uuml;nyayı şereflendirdiği Reb&amp;icirc;&amp;uuml;levvel ayına d&amp;acirc;hil olduk &amp;ccedil;ok ş&amp;uuml;k&amp;uuml;r. İnsanlık şu g&amp;uuml;n Onun doğumu ile neler kazandığını enine boyuna tetkik etmeye, araştırmaya muhta&amp;ccedil;. Bilhassa &amp;uuml;mmetinin bu fikr&amp;icirc; ameliyeye, Peygamberini tanımaya daha ziy&amp;acirc;de ihtiyacı olduğu g&amp;uuml;n gibi &amp;acirc;şik&amp;acirc;r. &lt;br /&gt;Doğduğunda, t&amp;uuml;m hayatında ve daha sonra mahşerde &amp;Uuml;mmet&amp;icirc;&amp;nbsp; &amp;Uuml;mmet&amp;icirc; diyen ve diyecek olan bir peygamber ALEYHISSELAM &amp;uuml;mmetinin en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k fel&amp;acirc;keti, bu d&amp;uuml;nyada gafletle Nefs&amp;icirc;&amp;nbsp; Nefs&amp;icirc;&amp;nbsp; demesi ve Onun s&amp;uuml;nnetinden uzak kalması değil midir?&lt;br /&gt;M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manların diğer dinlerin mensuplarından farklı &amp;ccedil;ok m&amp;uuml;him bir &amp;ouml;zellikleri var: M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manlar iyiliğe, g&amp;uuml;zelliğe, hayra d&amp;acirc;ir ne varsa hepsini Res&amp;ucirc;lullahtan &amp;ouml;ğrenirler. Eğer bir M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manın Res&amp;ucirc;l-i Ekrem ile irtibatı kesilirse insanlıktan dahi &amp;ccedil;ıkacak kadar manev&amp;icirc; d&amp;uuml;nyası kararır. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; Peygamberimiz hayatımızın her safhasını, s&amp;ouml;zgelimi evimizdeki mahrem bir h&amp;acirc;limizden bir ordunun veya devletin nasıl idare edileceğine kadar her şeyi s&amp;uuml;nnetiyle belirlemiş, gizli hi&amp;ccedil;bir şey bırakmamıştır. Cen&amp;acirc;b-ı Hak da Kur&amp;acute;&amp;acirc;n da Onun s&amp;uuml;nnetine uymayı kendine olan sevginin &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;s&amp;uuml; olarak bildirmiştir. (3/31) &lt;br /&gt;&amp;Uuml;mmetin hel&amp;acirc;ki s&amp;uuml;nnetin terkiyle başladığı i&amp;ccedil;in, &amp;uuml;mmetin fes&amp;acirc;dı nebev&amp;icirc; hayat tarzından uzaklaşmakla olduğu i&amp;ccedil;in değil midir , Şu &amp;uuml;mmeti nasıl &amp;uuml;mmetlikten &amp;ccedil;ıkartabilirim? sorusunun acı meyveleridir hep nebev&amp;icirc; hayat tarzına yapılan taarruzlar.&lt;br /&gt;Bu tehlike kendisine bildirildiği i&amp;ccedil;indir ki Res&amp;ucirc;l-i Ekrem Efendimiz me&amp;acirc;len ş&amp;ouml;yle buyurmadılar mı? &amp;Uuml;mmetim.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/rabiul-evvel-ve-veladet-kandili_37823561.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 06 Mar 2009 14:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İmanın ve İslam'ın şartları </title>
            <link>http://sabrikontek.blogcu.com/imanin-ve-islam-in-sartlari_36972441.html</link>
            <guid>http://sabrikontek.blogcu.com/imanin-ve-islam-in-sartlari_36972441.html</guid> 
            <description>DİNİ / KONULAR/ VE/ ALINTILAR::&lt;b&gt;Sual: &lt;/b&gt;Her m&amp;uuml;sl&amp;uuml;manın bilmesi gereken zaruri iman bilgilerini kısaca bildirir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;b&gt;CEVAP&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Zaruri gereken iman bilgisi, imanın ve İslam&amp;rsquo;ın şartlarıdır. Kısaca aşağıda bildiriyoruz. Geniş olarak &lt;b&gt;Ament&amp;uuml;&amp;rsquo;n&amp;uuml;n esasları&lt;/b&gt; kısmında bilgi var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İmanın şartları şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Allah&amp;rsquo;a inanmak &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc;, vacib-&amp;uuml;l-v&amp;uuml;cud [varlığı lazım olan] ve hakiki mabud ve b&amp;uuml;t&amp;uuml;n varlıkların yaratıcısıdır. Ondan başka ilah yoktur. Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc; zamandan, mekandan m&amp;uuml;nezzehtir. Hi&amp;ccedil;bir şeye benzemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah&amp;uuml; te&amp;acirc;l&amp;acirc;nın, sıfat-ı zatiyyesi altıdır: &lt;br /&gt;&lt;b&gt;V&amp;uuml;cud&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Kıdem&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Beka&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Vahdaniyyet&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Muhalefet-&amp;uuml;n lil-havadis&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;&lt;br /&gt;Kıyam bi-nefsihi.&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[&lt;b&gt;V&amp;uuml;cud&lt;/b&gt; var olmak, &lt;b&gt;Kıdem&lt;/b&gt; varlığının &amp;ouml;ncesi olmamak, &lt;b&gt;Beka&lt;/b&gt; varlığı sonsuz olmak, hi&amp;ccedil; yok olmamak, &lt;b&gt;Vahdaniyyet&lt;/b&gt; ortağı, benzeri olmamak, &lt;b&gt;Muhalefet-&amp;uuml;n lil-havadis&lt;/b&gt; hi&amp;ccedil;bir şeyinde, hi&amp;ccedil;bir mahluka, hi&amp;ccedil;bir bakımdan benzememek, &lt;b&gt;Kıyam bi-nefsihi &lt;/b&gt;varlığı kendinden olmak, hep var olması i&amp;ccedil;in, hi&amp;ccedil;bir şeye muhta&amp;ccedil; olmamaktır.]&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Sıfat-ı s&amp;uuml;butiyyesi de sekizdir:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hayat&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;İlm&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;&lt;br /&gt;Sem&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;&lt;br /&gt;Basar&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Kudret&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;&lt;br /&gt;İrade&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Kelam&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; &lt;br /&gt;Tekvin.&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;[&lt;b&gt;Hayat&lt;/b&gt; diri olmak, &lt;b&gt;ilm&lt;/b&gt; bilmek, &lt;b&gt;sem&lt;/b&gt; işitmek, &lt;b&gt;basar&lt;/b&gt; g&amp;ouml;rmek, &lt;b&gt;kudret &lt;/b&gt;g&amp;uuml;c&amp;uuml; yetmek, &lt;b&gt;irade&lt;/b&gt; isteme, &lt;b&gt;kelam &lt;/b&gt;s&amp;ouml;ylemek, &lt;b&gt;tekvin&lt;/b&gt; yaratmaktır.] Bu sıfatları da kadimdir. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;2- Meleklere inanmak&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Melekler, hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidir. Allah&amp;uuml; t&amp;acirc;l&amp;acirc;nın sevgili ve kıyme.. ( &lt;a href=&quot;http://sabrikontek.blogcu.com/imanin-ve-islam-in-sartlari_36972441.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 24 Feb 2009 22:32:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://sabrikontek.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>